Mecnun’cuğumla destansı dakikalar

Mecnun’u gördüm geçenlerde yolda. Avurtları çökmüş, göğüs kemikleri belirginleşmişti. Çöllerde geze geze esmerleşmiş, üstü başı kum içindeydi. Naptın buldun mu Leyla’yı diye sordum. Peşine dedektif taktım aratıyorum, dedi. Çölden kalkan bir turla İstanbul’a gelmiş, sarayları gezip döneceklermiş.

Acıdım valla haline. Deli olunur da bu kadar mı olunur? Dedim sen boşver sarayları marayları, gel beraber takılalım. Aldım götürdüm bir otele, bir soğuk bir de sıcak duş aldırdım. Çiçeksi kokularla ovdum kendine getirdim. İstiklal’de dolaştık el ele. Müzik dinledik, mısır kemirdik. Yedik, içtik, dans ettik. Şeyi geçirdim içimden: Ben bu adama Leyla’sını unuttururum.

Işıl ışıldı gece. Hafif serin, tam sarılmalık. Yaramaz dokunuşlarla yokluyor, beynini Leyla’yla dolduran bu manyağın hücrelerinde kendime bir yer edinmeye uğraşıyordum. Ürkütürsem kaçacak, ürkütürsem Leyla’sına daha da bağlanacaktı. Temkinliydim, gıdım gıdım ilerliyordum.

Önce garibanı sıcak yastıksı dudaklarımla buluşturdum. Yatırırken dudaklarını dudaklarıma unutayazdı çölün yorgunluğunu. Öptü, emdi, meraklı dilini kaygan dişlerimde gezdirdi. Eğlenceli bir keşfe tat tomurcuklarıyla girişti. Bendim aradığı, bulacaktı beni, kucaklayacaktı. Yoklukta da değildim boşlukta da. Çöllerde de değildim göllerde de. Buradaydım işte, kucağında, kollarındaydım.

Kurtuldu avareliğinden, kudurganlaştı. Yabani çöl hayvanları gibi saldırmaya başladı. Sağımdan ve solumdan. Ve gerdanımdan ve de sırtımdan haz parçacıkları kopardı. Kanırttı, kanattı. Leylam diyordu bana. Hayır ben Leylan değilim. Peki ya Şekerlim? Evet ben senin şekerlinim. Yalarım o zaman ben seni. Yala! Yerim o zaman ben seni. Ye!

Yaladı yedi bitiremedi. Bitmedim. Büyüdüm taştım. Coştum da coştum. Hücrelerine ve hem de organellerine doluştum. Çok lezzetliydi. Ve hem de çok ateşli. Saatlerce seviştik şekerli şekerli.

Benim için bol orgazmlı, Mecnun için feci aydınlanmalı bir sevişme oldu. Oracıkta vazgeçti Leyla’sından. Neden beni daha önce tanıyamamış olduğu için üzüldü, dövündü. O sıcak çöllerde benim için değil de Leyla için sürünmüşlüğüne kahroldu. Hak etmiyordu Leyla hiçbir şeyi. Çirkindi. Ve muhtemelen seksten anlamıyordu.

İsyan etti aşka. Ve isyan etti sevişmesiz geçen hayata, hayatına.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın