Yatakta Horoz Fantezisi

Tavuğum olur musun, diye sorunca biricik sevgilim, kıramadım kendisini okeyledim. Olurum tabi ama sen de benim horozum olacaksın dedim. Başladık mı kollarımızı kanat gibi çırpmaya. O bana ü ürü, ben ona bık bık. Aşkım dışarı çıkalım mı, bık bık; akşama patates kızartayım mı, ü ürü. İki bık bık, söylenilen şeyi onayladığım anlamına geliyor, kesintisiz bıkbıklayışlarımdan da çok sinirlendiğim manası çıkarılıyordu.

Sabahları beni öperek değil öterek uyandırıyor, boyun damarları kabarırken kızararak üürüyordu.

Şaşırtıcı ölçüde motiveydi. Komşularımız, evde horoz beslediğimize inanıyordu. Olacak iş mi canım diyerek kaç defa dayanmışlardı kapımıza. Atmazsanız o horozu, sizi polise şikayet ederiz diyorlardı ve ediyorlardı da. Tamam polis bey, bir daha evde horoz beslemeyeceğiz.

Hoşumuza gidiyordu farklı türden canlıları canlandırmak. Evrimin bize dayattığı türsel çerçevenin dışında gönlümüzce fink atmak.

Hiç şüphesiz ikimizin de en eğlendiği alan yatak odamızdı. Onu gıdaklayarak kudurtuyor, bıkbıklayarak delirtiyordum. Gıt gıt gıdaak, memelerim sıcaaak. Kümeste boğuşur gibi boğuşuyorduk iki kanatlı sevgili. Gagalıyorduk her yanımızı, tüylerimizi yoluyor, tenlerimizi kanatıyorduk. Acı falan duyduğumuz yoktu, çünkü her temasta daha fazla, daha fazla uyarmayı ve uyarılmış olmayı amaçlıyorduk.

Onun gerçek bir horoz olduğunu klitorisimi kektiğinde anladım. Sevgilisini tatmin etmeye çalışan bir insan gibi değil, ringe çıkmış bir horoz gibi kekiyordu klitorisimi. Evet daha vahşi. Fakat daha etkili. Kanadığını zannediyordum haz organımın. Kanlar akıyordu sanki genital açıklıklarımdan içeri. Fışkırıyordu sonra o kanlar, tüm yatağı ve hatta tüm dünyayı kaplıyordu. Zihnimin bütün boşlukları olduğu gibi kana bulanıyordu.

Bu güçlü horozun yelelerine asılmak bana fazlasıyla güç katıyordu. İbiğine öpücükler konduruyor, kuyruğunun üzerinde dans ediyordum. Evet aşkım, hadi aşkım, daha fazla, lütfen daha fazla aşkım. Gıt gıt gıdaaak, kalçalarım sıcaaak. Ü ürü üüüü! Kümesimin gülüüü.

Doğa bizden bir döl istiyordu ve bizim amacımız da o dölü bulup ortaya çıkarmak olmalıydı. Onun penisindeydi o döl ve benim kasıklarımda. Ne kadar çok yalarsak o kadar çok aşındırırdık. Dilimizle kazarak tenlerimizi, uyarırdık bütün hücrelerimizi. Arar bulurduk. Ve Çekip çıkarırdık ortaya.

Gaga boşluğumdan içeri giren o dirilik. O diriliği ısıtmak ve yalamak doyasıya. Tat tomurcuklarımla seviyordum sevgilimin güdük penisini. Can katıyordum. Canımı veriyordum. Tükürüğümle ıslatıp gagamla masaj yapıyordum. Öttürüyordum sevgilimi, zevkten çıldırtıyordum.

Tam 3 ay sürdürdük bu oyunu. 3 ay boyunca bu kanatlı dünyadaşlarımızın rollerine büründük. Zevkliydi, çok eğlendik ve büyük haz duyduk.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın