Milano’da Aşk Macerası

Genelde gayri yasal kişilerle takılırım ama bu defa nasıl olduysa oldu, bronz tenli seksi vücudum kendini yasaların kucağında buldu.hava alanında aynı ülkeye uçacağımızı öğrendiğim ve tasarruf etmek maksatlı aynı otelde ve aynı odada kalmayı önerdiğim adam bir hakimdi. hukuka ilgim olduğunu sezince teklifime olumlu yanıt verdi. fazlasıyla eril görünüyor, şakaklarından dumanlı yasalar püskürüyordu.

Gece boyunca ben soracaktım, o cevaplayacaktı. otele varır varmaz soyunup dökündük, hafif bir şeyler atıştırıp soru cevap faslına geçtik. geceyi mümkün olduğunca verimli geçirmek niyetindeydik. sorularım ateşli, dantelli geceliğim fazlasıyla tahrik ediciydi. soruyordum, sordukça adamda bana karşı muazzam bir kabarma hissediyordum. kükrüyor, kükremiş sel gibi bendini aşıp üzerime geliyordu. yırtıyordu dağları, enginlere sığmayıp taşıyordu.

Asla duraksamıyor, yasalar hakkındaki soru ve itirazlarımı harlayıp harlayıp adamın üzerine salıyordum. ben sordukça o kuduruyor, o yanıtladıkça ben gevşiyordum. korku, şehvet ve merak… her duygu vardı odamızda. milano’daydık. milano’da afrodizyak kokulu bir otel odasında.

Sorduğum sorulardan anladığı üzere ben yasaları kıçına takmayan başına buyruk bir kadındım. ilk başta görmezden geldiyse de sonradan sinirlendi. aleni öfkelendi. kelepçeledi ellerimi ve beni yargılayacağını söyledi. şaşkındım. suça sürüklenmiş seksi bedenimle suçsuzluğumu ispat etmeye çalışıyor, mümkünse beraatimi istiyordum. öyle çatıktı ki kaşları kalemimi kıracak diye ürküyor, ürperiyordum.

Dünyanım bütün eril yasaları adına yargılıyordu beni. ultra evrilmiş düşünen hayvanlığıyla sorguluyordu. çok güzel öpüyor, öpüştükçe sersemletiyordu. dirileşiyordu bronz tenim, parıl parıl parıldıyordu. yargılandıkça çözülüyor, gelmiş geçmiş bütün suçlarımı itiraf ediyordum. istemsizce geçiriyordum tırnaklarımı sırtına, kalçalarını avuçluyordum.

Sen misin erilliği eleştiren, al sana erillik, en katmerlisinden: boğazıma uzanan o dil, boynumda esen o taze nefes, o sert kavrayışlar ve memelerimde gezinen kemikli iri parmaklar… öpüş ve içe çekiş. kuvvet, kuvvet. kaçış ve teslimiyet. kokusu burnumu, ateşi karnımı yakıyor. uyarıyor bütün hücrelerimi, kudurmuşçasına uyarıyor. teninden tenime ve oradan beyin hücrelerime uzanan yol defalarca karıncalanıyor.

Çok acımasız bu hakim, fazlasıyla vicdansız. diri ve kıvrak bedenimi çoklu orgazm nöbetlerine çarptırıyor. cezamı çığlıklar eşliğinde çekiyorum. inliyor, hep inliyorum. çarşaflardan mürekkep bir mahkeme salonunda kıldan ince boynumu yargıcımın dudaklarına armağan ediyorum.

İşte böyle sevgili dostlar, ne kadar kırgın olsam da kendilerine, eril sapienslerin seksi çekiminden ve de eril kuvvetinden uzak kalmayı bir türlü beceremiyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın