2020 Yılbaşı Gecesi Maceram

Yılbaşı gecesi “Para Parti” isimli bir olaya dahil oldum. Parası ve parayla satın alınabilecek sermayesi olanların katılabildiği bu partide zekam ve güzelliğimle yerimi aldım. Kapitalist dünyanın kapitalist çarkına kendi özgün rengimi katacak, çatlayana kadar coşup kuduracaktım.

Konsept belliydi. Birileri bir şeylerini satacak, diğerleri de o şeyleri satın alacaktı. Kimi varını yoğunu daha partinin başında bir çırpıda satarken kimi parti boyunca malına göz ucuyla bakan birini dahi bulamadı. Neler satıldı neler. Arsalar, hisseler, cüsseler… Satıldı da satıldı. Satıldıkça satıldı.

Sordular bir ara “sen neyini satacaksın” diye? Ya güzelliğimi satabilirdim ya da zekamı Onlara göre. Satıcı değilim ben, dedim, alıcıyım. Zekamla ve güzelliğimle paranızı satın alacağım. Ben öyle deyince afalladılar ve kendilerine geldikten hemen sonra bana paralarını pazarlamaya başladılar.

Çıldırıyorlardı bana paralarını satmak için. O diyordu benim paramı al, öbürü diyordu benim paramı. Biri diyordu ki benim param şöyle kıymetli öbürü diyordu benim param böyle kıymetli. Ya güzelliğimle alayım istiyorlardı paralarını ya da zekamla. Ya altın oranımı ya da beyin kıvrımlarımı harcatacaklardı illa o gece bana.

Pazar tezgahlarını dolanır gibi dolandım parti salonunu. Tatlarına baktım paralarının. Kimini yedim, kimini içtim ve alacağım parayı sonunda seçtim. Güzelliğim ve zekamla tamı tamına on yüz milyon dolar satın aldım. Geceden ziyadesiyle karlı çıktım.

Seneye yine katılacağım. Bu defa da on yüz milyon dolarımla kendime başka başka güzellikler satın alacağım.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın