Seni Hiç Kimseyle Aldattım

Sevgilisini aldatmayı kafasına koyan adam bu işin öyle sıradan bir şekilde gerçekleşmesini istemiyordu. Gümbürtülü olmalıydı biraz. Yer yerinden oynamalı, seksin orgazmik kodları yeniden yazılmalıydı. Değmeliydi aldattığına. Sonrasında çekeceği vicdan azabına yakışmalıydı. Üzeri örtülmemeli, mazur görülüp geçiştirilmemeliydi. Olay olmalıydı olay. Ve herkes bu olayı konuşmalıydı.

An geciktirmeksizin “Aldatma Merkezi’ne” müracaat etti. Sevgilisini neden, nasıl biriyle, ne şekilde aldatmak istediğini belirtip ödemeyi gerçekleştirdi. İri memeli, yuvarlak kalçalı, uzun sarı saçlı bir hatun istemişti, kavruk tenli ve kırmızı dudaklı. Sert öpüşmeler ve en sert gidip gelmeler. Şap şap! Löp löp!

Bekleme sürecinde sevgilisiyle aldatmanın provalarını etti. Sevgilisini, sevgilisini aldatacağı kişiymiş gibi hayal ederek. Aldatmadan, aldatmanın heyacanına temas ederek. Sevişti, bekledi. Ve sevişti. Ve günlerce bekledi.

Sürecin sonunda Aldatma Merkezi’nden kendisine bir kaç küçük tüp verildi. Tüplerin birinde “öpüşme parçacıkları” diğerinde “sarılma parçacıkları” ve bir diğerinde “birleşme parçacıkları” yazıyordu. Hangi tür parçacığı hüpürdetirse o tür bir hisse kapılacaktı. Memnun kalmazsa eğer para iadesi yapılacaktı.

Haydaa! Ne böyle bir sevişme görmüştü ömründe ne de böyle bir aldatma. Dokunmadan nasıl hissedecek, görmeden nasıl alevlenecekti? Yapışmadan o dudaklara, sıkmadan o memeleri, şaplatmadan o kalçaları, nasıl, nasıl kendinden geçecekti? Giremeden sevdiği pozisyonlara, terleyemeden, terletemeden.

Deneyecekti ama. Deneyecek ve verdiği parayı kuruşu kuruşuna geri isteyecekti.

Sevgilisinden gizli yerleştiği ultra lüks otel odasına 2009 tarihli bir şişe kırmızı şarap istetti. (Belki de bu şarap o parçacıklardan daha fazla haz verecekti) İlk kadehten sonra hüplettiği öpüşme parçacıkları dudak hücrelerini gerdi gevşetti. Gıdıklanmalar peyda oldu dudaklarında ve ısırıklar dil dokusunda. Hayır olamaz ama bu. Bu o ana kadar ki öpüşmelerinden daha yoğun, daha emici, daha uyargan. Ne gerçekçi bir şey bu. Ne tapılası bir his!

Sırasıyla üzerlerinde “aşk dolu fısıltılar” ve “kenetlenircesine sarılmalar” yazılı tüpleri de hüpürdetti. Her tüp sonrası aldığı lezzeti haz hafızasına kaydetti. Sonra bir tüp daha. Ve bir tüp daha. Ve en sonunda sıra birleşme tüpüne geldi. Yumuşacık ve daracık vajinaya usulca girermiş gibi bir his ve kulaklarında bir kadının çığlıkları ve sırtında aynı kadının tırnakları. Affet beni sevgilim. Çok sıcak affet. Çok darmış affet. Daha diriymiş memeleri, dümdüzmüş karnı, kaymak gibiymiş teni ve çok daha çekiciymiş kokusu. Affet!

İnandıramadı sevgilisini bu aldatma olayına. Vallahi de aldattım. Billahi de aldattım.

-Peki kiminle aldattın?
-Hiç kimseyle. Seni hiç kimseyle aldattım.
-…….

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın