Bunu da dene abla, şunu da dene abla!

Alırken tezgahtar delikanlıya kavun kokulu olsun diye tembihlediğim halde tutmuş gül kokulusunu paketlemiş. hay yarabbim. peygamber miyim ben! madem istediğimi vermeyecektin ne diye o kadar çeşit denettirdin.

Soyunma kabininde ben birini çıkarıyorum o diğerini getiriyor. bunu da dene abla, şunu da dene abla. baktı ki götüm güzel, dükkandaki bütün donları denetti. dantellisi, kelepçelisi, kurdelelisi… giy çıkar, giy çıkar ter bastı daracık kabinde. üzerimde tül bir sütyen, altına don beğeniyoruz. her don değiştirmemde ağzının suyu akıyor keratanın, bayılacak gibi oluyor. neyse işte en son bir tanesinde karar kıldık. sağolsun yanlış donu paketlemiş.

“enişte ne şanslıymış” demişti paketi uzatırken.

“yaa ne demezsin!” demiştim. “yirmi yıl hapis yatacak eli kopasıca”

“cinayet mi?”

“her bok var.”

Aradım şimdi şaşkalozu. adresi ver hemen doğrusunu getireyim abla, dedi. getirmişken de bir kaç çeşit vardı denemediğim, onları da getirecek, evde deneyeceğim.

Getirsin bakalım, belki bir iki tane daha alırım.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın