Maskeli, Sıcak ve Sıradışı

Teklifi ben yaptım. Uzatmaları oynadığımız ilişkimize heyecan katmak maksatlı sevgilime maske takarak sevişmeyi teklif ettim. Önce mırın kırın etti, sonra meydan okurcasına kabul etti. Hayranı olduğumuz ünlülerin maskelerini birbirimize takarak sevişecek, sonra birbirimizi yeterince özlediğimize kanaat getirdiğimiz anda maske fantezimizi sona erdirecektik.

İlk gece Angelina’yla Ben Dahlhaus’u seviştirdik. Öpüşmeleri ritmik, haz arayışları logaritmikti. İkinci gece Çağatay Ulusoy ile Gigi Hadid’i, üçüncü gece Tom Cruise ile Beren Saat’i. Tenlerini tenlerine, ruhlarını akıl çemberlerine geçirerek delirttik, terlettik. Her gece bir başka ünlünün hayali bedenine maskeler eşliğinde intikal ettik.

Bir gece erotizmin yavaşlığında, öbür gece doğanın, doğal olanın kaçınılmaz sertliğinde gezindik. Hürdük. İstediğimiz kişiyle sevişiyor, kasıklarımıza çakılı her hücrede fırtınalar koparıyorduk. Ne müthişti ne müthiş! Yeniden yaratıyordu tanrılar insanı. Ve yeniden yazılıyordu o meşhur seks destanları. Ayrılıp birleşiyor, birleşip kenetleniyorduk. Aklımız değildi bizi terk eden, biz aklımızdan feragat ediyorduk.

Maskeli sevişmelerimiz bir süre sonra öyle rutine binmişti ki hangi gece kimin maskesini taktığımıza aldırmaz olmuştuk. Maskeleri yüzümüze geçiriyor ve sevişmelerimizi yeni orgazmik keşiflere teslim ediyorduk. Oldukça başarılıydık ve başarılarımızı maskelerimize armağan ediyorduk.

Bir süre sonra baktık ki ikimiz de her gece aynı maskeleri takıyormuşuz. Yani ilk başta hoşumuza giden çeşitliliği elimizin tersiyle itmiş, ikimiz de her gece aynı kişiyle sevişmeyi seçmişiz. Aynı kişiye dokunmuş aynı kişinin kasıklarında hayat bulmuşuz. O bana unutamadığı eski sevgilisinin maskesini takmış ve ben de Ona benim olmasını istediğim fakat benim olmasından umudu kestiğim adamın maskesini. Aklımızdaki kişiyi elimizdeki bedenlere enjekte etmiş, tenlerimize farklı kimlikler yüklemiştik. O bir başkası olmuştu, ben bir başkası.

Öldürmüştük sanki birbirimizi. Yok hükmündeydik birbirimiz için. Düşününce onur kırıcı, düşününce dudak uçuklatıcı bir gerçekti bu. Can sıkıcı.

Ayrılmamız daha doğru olurdu ama biz devam etmeyi seçtik. Çünkü ne O eski sevgilisine kavuşabilecek ve ne de ben platonik aşkımla birleşebilecektim. Maskelerle en azından kendimizi avutabiliyor, gerçek hayatta ulaşamadığımız ya da elimizden kaçırdığımız bedenlere dokunabiliyorduk.

Bizim maskelerimiz görünüyordu en azından. Görünmez maskelerle sevişen çiftlerden daha masumduk.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın