Kendime Yakışıklı Bir Sevgili Kiraladım

Japonya’da yaparlarmış bunu. Duydum. Ve neyim eksik benim Japonlardan diyerek kendime capcanlı bir sevgili kiraladım. Uzun olsun istedim, boyunu huyunu her bir şeyini eksiksiz tarif ettim. Aynı dili konuşalım, her dilde bakışalım, dilden dile akışalım istedim. Ödemeyi Japon menşeili firmaya gönül rahatlığıyla havale ettim. Sevgilimle birlikte ilk olarak bir arkadaşın doğum günü partisine gidecek, herkesi fazlaca kıskandırdıktan sonra doyasıya gülecek eğlenecek dans edecek ve gecenin sonunda da çatır çatır sevişecektik.

Görür görmez vuruldum kiralık sevgilime. Etkilendim, elektriklendim. Yapıştım yakasına, alelacele dudacıklarını test ettim. İyiydi baya. Çok iyi uyarıyor, vantuz gibi yapışıp bütün vücuduma elektrik salıyordu. Delirtecekti akşama beni belli. Çıldırtacaktı. Görünen libido klavuza gerek duymazdı. Daha şimdiden bütün inlemelerim bu adama feda olsundu.

Partideki kızları bırak erkekler bile kıskandılar eşsiz sevgilimi. Ağızlarının suyu aktı. Sevgilimle birlikte olabilmek için bir çoğu cinsel tercihinden cayayazdı. Bakışlarıyla deliyordu vicdansız, gülümseyişiyle eritip bitiriyordu.

Ne Selinler geçti yamacımızdan ne Berna’lar. Gece boyunca ne Tuğçelere pas verdi bebeğim ne Cerenlere. Muharremlere de bakmadı Kemalettinleri de umuruna çalmadı. Ben vardım aklında sadece ben. Var oluşunun sebebi bendim o gece, hayatının anlamı ben. Yıllardır birlikte gibiydik ve yıldırım aşkıyla çarpılmış gibi heyecanlı.

Ne kadar da fazlalık gelmişti partideki insanlar. Dünya bize aitti o gece, yaşam bizden ibaretti. Yıldızlar bizim için parıldıyor gezegenler bizim için dönüyordu. Bir şarkıydık dudaklarda ve bir çarpıntı yüreklerde. Yeter artık kıskanmasın kimse bizi. Gidelim sevgilim evimize gidelim. Atlayalım yatağımıza doya doya aşk edelim. Sabah olmasın, güneş doğmasın. Yansın bütün hücrelerimiz yansın, yansın.

O nasıl bir sevişmekti öyle, o nasıl bir inletmekti. Zevkten kuduran hücrelerim neredeyse bedenimi terk edecekti. Teri aktı, teni yaktı. Kıllı derisiyle pürüzsüz tenimi kanırttı. G noktamı değil, G noktalarımı buldu. Bulduğu her noktayı, noktalarından bihaber olan benimle tanıştırdı. Nokta nokta büyüdüm, nokta nokta eridim. Hücrelerimden değil de sanki noktalarımdan ibarettim.

Yaşasındı noktalar. Yaşasındı paralar. Noktalarım olmasaydı mutlu olamaz, param olmasaydı beni o noktalarla tanıştıran bu adamı kiralayamazdım. Teşekkürler Grafenberg! Teşekkürler Lidyalılar. Öpüyorum hepinizi en hassas noktalarınızdan. Kırmızı noktalar yolluyorum hepinize. Delikler, sopalar, pompalar, vakumlamalar yolluyorum. İyi ki vardınız, bu tecrübeyi bana sizler bağışladınız.

Sabah uyandırmadan gitmişti kiralık sevgilim. Başka bir kadını noktalarıyla tanıştıracaktı muhtemelen. Aşkım, hayatım, bir tanem. Kiralamış olsam da seni, yeryüzündeki bütün Mecnunlardan daha mecnun ve bütün Ferhatlardan daha çılgındın. Nokta nokta aklımda ve nokta nokta kasıklarımdasın.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın