Parti zamanı :)

Şu an lüks limuzinimde, Şoförüm Ringo’nun kaptanlığında, çok seksi beylerin, en seksi halleriyle iştirak edecekleri bir davete doğru ilerliyorum. Yavaş lütfen Ringo, az sonra içinde boğulacağım libido şelalesini bir trafik kazasıyla kurutmak istemiyorum. Bu kaçıncı değil mi, bıktın benden biliyorum. Sen önde direksiyon sallarken ne adamlar götürdüm ben arkada ne ocaklar yaktım ne evlilikler bitirdim. Dünya güneşin etrafında dönerken ben binlerce adamı kendime uydu ettim. Gecesi oldum o adamların, nefesi oldum. Kimilerini aydınlattım, kimilerini de karanlığa boğdum. Gökte ne kadar yıldız asılıysa zihnimde de o kadar adamın hatırası saklıdır. Sıkılınca koparır, kulağıma küpe yaparım o yıldızları ve gerdanıma nazar boncuğu.

Canlarım ya! Papyonlarını takmış bekliyorlardır şimdi beni. Ellerinde kitapları, sayfalar arası mekik dokuyor, yanımda entelektüel bir pot kırmamak için kuş gibi çırpınıyorlardır. Birinden bir yanak alırım, ötekine bir öpücük kondururum. Küstürmem hiçbirini ama büyük ödülü bittabi en hak edene bağışlarım. Güçlerini salt penil maharetlerine bağlayacak şapşalları sığlıklarıyla baş başa bırakır, beyin lobları kabarık dehaları oracıkta koruma altına alırım. Etlerinden sütlerinden her bir şeylerinden yararlanırım. Ballı lokmalarım onlar benim, yemek öncesi atıştırmalıklarım.

Heyecandan eli ayağına dolaşacak şaşkalozlara denk gelmemeyi başarabilirsem bu gece çılgınlar gibi dans etmek istiyorum. Valsle başlar, twerkle kapatırım. Çok dans, şok dans. Anı yaşa, geçmişi boşa. Bol hareket, yatakta bereket. Yan, yak ve terlet. Yoğunlaşıyor işte bak yine duygularım. Bu gece bir Einstein’la seksin fiziki problemlerini masaya yatırmak ve bir Edison’la içimdeki ampulü yakıp yakıp söndürmek istiyorum. At sırtında geçecek kanlı savaşlardan alın beni, kuş tüyü yataklarda pışpışlayın, ateşkes imzalayalım her birinizle, çağdan çağa atlayalım.

İşsiz güçsüz bir seks manyağı falan değilim ben, dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun oldum. Tıptan, fizikten, matematikten anlar, felsefi dürbünümle tarihe röntgencilik yaparım. Bilgisine buyruk bıyıklıları nakavt etmişliğim çoktur. Golleri doksandan çakar, pek bilmişlerin midesinde hazımsızlık yaparım. Makaleler yazdım erkekler üstüne, araştırmalar yaptım. Kuş tüyü laboratuvarımda kaç yakışıklı kobayı kurbağa pozisyonunda perte çıkardım. Terlettim, test ettim, teoriler ürettim. Bir erkeği anlamak bir dünyayı anlamaktı benim için. Dünya canlılığını biriciklerimle keşfettim.

Yıprattığı sanılmasın erkeklerin beni, anlam katarlar çoğu zaman. Eksiltirler, çoğaltırlar. Seyreltirler, yoğunlaştırırlar. Hızımdır onlar benim, durağımdır. Soluğumdur birçoğu, kalp atışımdır. Şanım, şöhretim, kadınlığımdır. Birken beş yaptım onları ben, yüz yaptım, bin yaptım, milyon yaptım. On milyon sevgiliden on milyon kahraman yarattım. Kurtarsınlar istedim beni zalimlerin elinden, uğruma savaşsınlar, kral olsunlar, kumandan olsunlar. Titresinler üzerime, çiçek gibi koklasınlar. Hayalim hikayem yaşayış sebebim olsunlar.

Yeni sevgililer seçeceğim bu gece kendime, bol testosteronlu orduma yeni neferler katacağım. Dokunur yakar buruşturur atarım. Asla izin vermem tek olmalarına, kendilerini biriciğim sanmalarına. Önce şişirir, sonra bitiririm. Kaybederim on milyonluk sürümün içinde her birini, öznesi ben olan cümlelerime nesne ederim. İstedikleri kadar sivrilsinler, zevkle törpülerim. Bırakıp gidebilseler keşke beni. Ne onlar benden vazgeçebilir ne de ben onları siktir edebilirim. Bana dokunan beni unutamaz. Sevgililerimin çoğalması da bende bir sorun oluşturmaz. Ne kadar çok, o kadar tek. Bir milyonu koluma takarken de tekim ama on milyonun karşısında daha bir tekim. Sevgililerim çoğaldıkça da tekleşecek, TEKleşeceğim.

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın